Husserl'in felsefesinde kritik ve pasivite
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Galatasaray Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, FELSEFE ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2026
Tezin Dili: Fransızca
Öğrenci: AHMET YENİSEY
Danışman: ALİYE KOVANLIKAYA
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Kritik, Husserl'in felsefesinde Kant'ın felsefesindeki gibi temel bir kavramdır. Husserl'in düşüncesi geliştikçe bu kavramın önemi artmış, ilk eserlerinde bazı önemli bölümlerde ve eserlerin ruhunda bulunan kritik arayışı, Formel ve Transandantal Mantık adlı geç dönem eserinin alt başlığına Mantıki Aklın Kritiği şeklinde yansımıştır. Bu eser kapsamında kritik, bir meditasyon kavramı olan Besinnung kavramı ile özdeş gibidir. Almanca dilinde hem his hem de anlam manalarına gelen Sinn kavramını içinde barındıran Besinnung kavramı, Sinnler hakkında yapılan bir meditasyon şeklinde özetlenebilir. Böylece, felsefede Kant'tan sonra bir kere daha, kritik his [Sinn] ile bir ünsiyet içinde zuhur etmektedir. Bu ilişkinin bir başka boyutu ise Husserl'in düşüncesinde de bir çeşit saf hissi verilişin ve buna bağlı olarak, saf bir alıcılık [Rezeptivität] imkanının araştırılmış ve bu alanın pasif sentezler ile oluşan spesifik bir yönelimselliği haiz olduğunun iddia edilmiş olmasıdır. Öyle ki Husserl'e göre bu alanda bir önden-verilmeden [Vorgegebenheit] dahi bahsedebilmek mümkündür. Tezimizde Husserl'in eseri içinde kritik kavramının, his/anlamların meditasyonu şeklindeki bir kritiğe doğru nasıl geliştiği, özellikle bu gelişimin ve kritiğin, his/anlamların önden-verilmesiyle ve bu önden-verilmenin alanı olan pasivite ile ilişkisi incelenmiştir.