Pay sahipleri sözleşmelerinde opsiyon klozları
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Galatasaray Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, ÖZEL HUKUK ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2026
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: BEYZA AKA
Danışman: SITKI ANLAM ALTAY
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Anonim ortaklıkların kişiselleştirilmesini sağlayan korporatif araçlar oldukça kısıtlıdır. Bu durum, pay sahiplerini "pay sahipleri sözleşmesi" adı verilen borçlar hukuku sözleşmeleri akdetmeye sevk eder. Pay sahipleri sözleşmelerinin merkezinde, oy sözleşmeleri ve pay devrine ilişkin hükümler yer alır. Pay devrine ilişkin hükümlerin önemli bir kısmı, opsiyon klozlarından oluşur. Bu klozlar, taraflara belirli şartların gerçekleşmesi halinde payları satın alma veya satma yetkisi vererek; ortaklık yapısının yabancılaşmasını önleme, güç dengesini koruma, kilitlenme durumlarını tasfiye etme ve sözleşmeye uyulmasını sağlama işlevini üstlenir. Çalışmada opsiyon hakları, alım hakları, satım hakları ve karma opsiyonlar olarak sınıflandırılmıştır. Birinci grubu oluşturan "alım hakları"; alım, geri alım, önalım ve azınlığın paylarını çoğunlukla birlikte satmaya zorlayan drag-along (birlikte satışa zorlama) haklarından oluşur. İkinci grubu oluşturan "satım hakları" ise satım, geri satım ve azınlığa çoğunluğun çıkışına katılma imkânı veren tag-along (birlikte satma) haklarını kapsar. "Karma opsiyonlar" ise alım ve satım haklarının bileşiminden oluşan, Rus Ruleti, shoot-out, kapalı teklif, deterrent approach gibi klozlardır. Dar ve teknik anlamda opsiyon hakları kurucu yenilik doğuran hak niteliği taşır. Bu hak kullanıldığında, muhatabın ek bir irade beyanına ihtiyaç duyulmaksızın, taraflar arasında asıl sözleşme (pay satış sözleşmesi) kurulur. Ancak pay sahipleri sözleşmelerinde opsiyon olarak adlandırılan ancak yenilik doğuran hak değil, alacak hakkı niteliği taşıyan haklar da bulunur. "Geniş anlamda opsiyon" olarak adlandırılabilecek bu haklar, ekonomik açıdan yenilik doğuran opsiyon haklarıyla benzer bir işlevi üstlenir. Bu haklar, muhatabı bir irade beyanında bulunma borcu altına sokarak, hak sahibinin iradesi doğrultusunda pay satış sözleşmesinin kurulmasını sağlar. Opsiyon klozlarının unsurları ve geçerlilik koşulları, borçlar hukukuna ilişkin genel esaslardan hareketle belirlenmelidir. Opsiyon sözleşmesinin kurulabilmesi için tarafların irade uyuşması, asıl sözleşmenin (pay satış sözleşmesinin) esaslı unsurlarını da kapsamalıdır. Buna göre, satış konusu paylar ve satış bedeli, belirli veya belirlenebilir olmalıdır. Pay sahipleri sözleşmelerindeki opsiyon klozlarının geçerliliği değerlendirilirken, anonim ortaklıklar hukukunun emredici hükümleri ve pay sahibinin ekonomik özgürlüğünün aşırı ölçüde sınırlandırılıp sınırlandırılmadığı göz önünde bulundurulmalıdır. Opsiyon hakları, nitelikleri gereği borçlar hukuku karakterli, nispi haklardır. Bu durum, söz konusu hakların üçüncü kişilere ve anonim ortaklığın kendisine karşı ileri sürülmesini engellemektedir. Bu haklar esas sözleşmeye yansıtılsa dahi emredici hükümler ilkesi (TTK m. 340), tek borç ilkesi (TTK m. 480/1) ve bağlam sistemi (TTK m. 492 vd.) hükümleri nedeniyle korporatif nitelik kazanamaz. Ancak kaçış klozunun çizdiği sınırlar içinde kalan şarta bağlı alım hakları ile imtiyaz olarak nitelendirilebilen alım ve satım opsiyonlarının korporatif etki taşıması mümkün olabilir. Yenilik doğuran dar ve teknik anlamdaki opsiyon hakları, tek taraflı bir hukuki işlem (yenilik doğuran işlem) ile kullanılır. Hakkın kullanılması ile birlikte taraflar arasında asıl sözleşme (pay satış sözleşmesi) meydana gelir. "Geniş anlamda opsiyon" hakları ise öneri veya kabul beyanıyla kullanılır. Kabul beyanıyla kullanılan haklarda, hakkın kullanılmasıyla birlikte asıl sözleşme (pay satış sözleşmesi) kurulur. Öneri beyanıyla kullanılan haklarda ise hakkın kullanılması, asıl sözleşmenin (pay satış sözleşmesinin) kurulmasını tek başına sağlamaz. Bunun için muhatabın öneriyi kabul etmesi gerekir. Opsiyon sözleşmesinin kurulmasından opsiyon hakkının kullanılmasına kadar geçen sürede muhatap, asıl sözleşmenin (pay satış sözleşmesinin) ifasına hazır bulunmak ve asıl sözleşmenin (pay satış sözleşmesinin) ifasını engelleyecek her türlü davranıştan kaçınmakla yükümlüdür. Ayrıca kullanılması belirli koşulların gerçekleşmesine bağlı önalım, öncelik, birlikte satma (tag-along) haklarında muhatap, koşulun gerçekleştirdiğini bilgilendirme yükümlülüğü altındadır. Opsiyon hakkı sahibi ise kararlaştırılmışsa opsiyon primini ödemekle yükümlüdür. Ancak pay sahipleri sözleşmelerindeki opsiyon klozlarında genellikle opsiyon primi öngörülmemektedir. Opsiyon hakkı kullanıldıktan ve asıl sözleşme (pay satış sözleşmesi) kurulduktan sonra ise tarafların borçları, asıl sözleşmeye (pay satış sözleşmesine) göre belirlenir. Buna göre, opsiyon hakkı sahibi, alım hakkına konu payların mülkiyetini veya satım hakkına konu payların satış bedelini talep edebilir. Öneri beyanı yoluyla kullanılan "geniş anlamda opsiyon" haklarında ise asıl sözleşmenin (pay satış sözleşmesinin) kurulmasından önce, muhatabın irade beyanında bulunma borcunu yerine getirmesi gerekir. İrade beyanında bulunma borcu, kabulde öncelik hakkında "hak sahibinin önerisini kabul etme"; karma opsiyonlarda ise "öneriyi kabul etme veya karşı öneride bulunma" şeklindedir. Opsiyon sözleşmesinin veya pay satış sözleşmesinin ihlali hâlinde, yalnızca borçlar hukukuna özgü yaptırımlar devreye girmekte, ortaklıklar hukukuna özgü yaptırımların işletilmesi mümkün olmamaktadır. Bu nedenle tarafların opsiyon sözleşmesine uyulmasını sağlamaya yönelik çeşitli araçlardan yararlanması önem taşımaktadır. Bu yöntemler arasında ceza koşulu, opsiyon konusu paylar üzerinde rehin hakkı tesis edilmesi ve opsiyon konusu pay senetlerinin escrow aracısına tevdi edilmesi ön plana çıkmaktadır. Son olarak, pay sahipleri sözleşmesinin akdedilmesinden opsiyon hakkının kullanılmasına kadar geçen ve oldukça uzun olabilecek süre içinde, tarafların sözleşmenin akdedilmesi sırasında öngördükleri koşullarda ciddi değişiklikler meydana gelebilmekte ve asıl sözleşmedeki (pay satış sözleşmesindeki) edim-karşı edim dengesi bozulabilmektedir. Bu hâlde, opsiyon sözleşmesinin veya asıl sözleşmenin (pay satış sözleşmesinin) uyarlanıp uyarlanamayacağı değerlendirilmelidir.