SERBEST SEÇİM HAKKI ÇERÇEVESİNDE DEZENFORMASYON NEDENİYLE SEÇİMLERİN İPTALİ


EMRE E. Y.

Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, sa.1, ss.901-965, 2026 (TRDizin)

  • Yayın Türü: Makale / Tam Makale
  • Cilt numarası: Sayı: 1
  • Basım Tarihi: 2026
  • Dergi Adı: Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi
  • Derginin Tarandığı İndeksler: TR DİZİN (ULAKBİM)
  • Sayfa Sayıları: ss.901-965
  • Galatasaray Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Bu çalışmada, seçim dezenformasyonunun serbest seçim hakkına etkisi ve bu nedenle seçimlerin iptal edilmesinin hukuki boyutları incelenmektedir. Dezenformasyon, kasıtlı olarak yanlış veya yanıltıcı bilginin yayılması olarak tanımlanmaktadır. Dezenformasyon özellikle dijital teknolojiler, sosyal medya ve yapay zekâ destekli deepfake içerikler aracılığıyla küresel bir tehdit haline gelmiştir. 2024 Romanya Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin, Rusya kaynaklı bir dezenformasyon kampanyası gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi, dünyada bu nedenle verilen ilk ve tek karar olarak ele alınmakta ve devletin serbest seçim hakkını korumaya yönelik pozitif yükümlülüğü bağlamında değerlendirilmekte; uluslararası hukuk, AİHM içtihadı ve Venedik Komisyonu ilkeleri ışığında tartışılmaktadır. Çalışmada, seçim iptalinin serbest seçim hakkını koruyan meşru bir araç olarak değerlendirilmesine rağmen somut delil ve gerekçe olmadan keyfi biçimde uygulanmasının da yine aynı hakkı ihlal edebileceği belirtilmektedir. Bu nedenle seçim iptali kararlarının “son çare” olarak değerlendirilmesi, usulsüzlüklerin seçim sonucunu etkilediğinin somut biçimde ortaya konulması ve dezenformasyonla mücadelede öncelikle daha ölçülü önleyici tedbirlerin uygulanması gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır.
This study examines the impact of disinformation on the right to free elections and the legal dimensions of annulling elections for this reason. Disinformation is the deliberate dissemination of false or misleading information, and it is increasingly a global threat enabled by digital technologies, social media, and AI-supported deepfakes. The annulment of the 2024 Romanian presidential elections by the Constitutional Court on the grounds of a Russia-sourced disinformation campaign is addressed as the first and only decision in the world taken for this reason, and is evaluated in the context of the state‟s positive obligation to protect the right to free elections; the discussion is conducted in light of international law, ECtHR case-law, and the principles of the Venice Commission. The study argues that, while annulment of elections may be considered a legitimate tool to protect the right to free elections, its arbitrary application, without concrete evidence and justification, may itself violate that right. Therefore, it concludes that annulment decisions should be treated as a “last resort”, that irregularities must be demonstrated to have concretely affected the election result, and that more proportionate preventive measures should be prioritized in combating disinformation.