TİCARİ VEKİL VEYA TEMSİLCİNİN MARKAYI KENDİ ADINA TESCİLİNE KARŞI GERÇEK MARKA HAKKI SAHİBİNİN BAŞVURU ŞARTLARI


Bilgin F. Y.

Banka ve Finans Hukuku Dergisi, cilt.8, sa.32, ss.1177-1216, 2019 (TRDizin) identifier

  • Yayın Türü: Makale / Tam Makale
  • Cilt numarası: 8 Sayı: 32
  • Basım Tarihi: 2019
  • Dergi Adı: Banka ve Finans Hukuku Dergisi
  • Derginin Tarandığı İndeksler: TR DİZİN (ULAKBİM)
  • Sayfa Sayıları: ss.1177-1216
  • Galatasaray Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Marka hakkı sahibinin Türkiye’deki ticari vekili veya temsilcisinin markayı kendi adına tescil ettirmek için yaptığı başvurular, marka hakkı sahibinin talebi üzerine reddedilir, eğer marka tescil edilmişse, marka hakkı sahibinin talebi üzerine hükümsüz kılınır veya gerçek hak sahibine devredilir. Gerçek marka sahibinin ayrıca, ticari vekil veya temsilcisinin markasını kullanmasını önleme hakkı da bulunmaktadır. Bu ilişki geniş bir şekilde yorumlanmalı ve ürünlerin dağıtıcısı, lisans alan, yetkili satıcı gibi kişiler de ticari vekil veya temsilci olarak kabul edilmelidir. Ticari vekil veya temsilcinin, markayı kendi adına tescil ettirmesi, dürüst ticari uygulamaları aykırı bir davranış olup, ticari işbirliği anlaşmalarının te-melinde yatan güven ilkesine aykırıdır. Marka hakkı sahibinin izni yoksa veya ticari vekil veya temsilcinin dayanabileceği haklı bir sebep yoksa, tescil haksız olup, SMK md. 6/2 ve md. 10’dan kaynaklanan haklar mar-ka sahibi tarafından ileri sürülebilir. Yargıtay kararlarına uygun olarak, markaya itiraz edilmesi veya hükümsüzlüğünün talep edilebilmesi için markaların benzer olması yeterli olup, markanın devri için, markalar arasında ayniyet aranmaktadır.
If the agent or representative of the person who is the proprietor of the mark applies, without such proprietor’s authorization, for the regist-ration of the mark in his own name, the proprietor shall be entitled to oppose the registration applied for, or demand its cancellation or, claim the assignment in his favour of the said registration, unless such agent or representative justifies his action. The terms ‘agent’ and ‘representa-tive’ should be interpreted broadly to cover all kinds of relationships based on any business arrangement. SMK art. 6/2 and art.10 may extend, for example, to licensees of the proprietor, or to authorised dist-ributors of the goods for which the mark in question is used. The relati-onship shoud be a commercial cooperation between the parties of a kind that gives rise to a fiduciary relationship by imposing on the applicant, whether expressly or implicitly, a general duty of trust and loyalty. The application should be done without the consent of the proprietor of the trade mark and there should be absence of justification on the part of the applicant. In view of the need to effectively protect the legitimate interest of the proprietor against unfair practices by its representatives, it is enough that the marksa re similar fort he prorietor to claim cancella-tion. But we think that there should be identity between marks if the proprietor claims it’s assignment on his name.