DEMOKRASİ VE OTORİTERLİK SARKACINDA TÜRKİYE


BOYUNSUZ S. O.

Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, sa.1, ss.133-174, 2026 (TRDizin)

  • Yayın Türü: Makale / Tam Makale
  • Cilt numarası: Sayı: 1
  • Basım Tarihi: 2026
  • Dergi Adı: Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi
  • Derginin Tarandığı İndeksler: TR DİZİN (ULAKBİM)
  • Sayfa Sayıları: ss.133-174
  • Galatasaray Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Bu çalışma, Osmanlı-Türk anayasal tarihinde ilk parlamentonun açıldığı 1876'dan günümüze uzanan 149 yıllık süreci, demokrasi ile otoriterlik arasında salınan döngüsel bir rejim hareketi olarak ele almaktadır. Söz konusu sarkacın arkasındaki dinamikler; önce modernleşme, ardından ulus devlet devrimi yanlıları ile karşıtları arasındaki tarihsel mücadele ile bu mücadelenin yarattığı resmi ve gayrı resmi kurumlar bağlamında çözümlenmektedir. Tespit edilen yedi rejim döngüsünün yarı-demokratik ve otoriter evrelerinin kurumsal nitelikleri; parlamentonun gücü, denge-denetim mekanizmaları, parti sistemi ve seçim rejimi çerçevesinde karşılaştırmalı olarak incelenmektedir. Çalışmanın temel tezi olarak şu ileri sürülebilir: Ulusal parlamento, milli egemenlik ve seçimler gibi demokratik kurumlar her döngüde giderek yerleşik hâle gelmiş, ancak çoğunluğun sınırsız yetkisi anlayışı, askeri vesayet, patronaj ve klientalizm gibi gayrı resmi kurumlar yine de otoriter dönüşleri mümkün kılmıştır. 1924 ve 1982 anayasaları ile 1971 ve 2017 anayasa değişiklikleri çoğunlukçu ve hegemonyacı eğilimleri pekiştirirken, 1961 Anayasası çoğulcu kontrol-denge mekanizmaları kurmuş, 1995, 2001 ve 2004 değişiklikleri ise uzlaşı temelli demokratikleşme ve özgürleşme dalgaları üretmiştir. 2017 sonrası dönemde Türkiye, önceki sivil otoriterliklerden neo-patrimonyal niteliği ile farklılaşan bir yapıya bürünmüştür.
In Turkey regular and reasonably predictable cycles of movement both towards and away from democracy occur since the creation of first democratic institutions in 19th century. Each cycle has autocratic and semi-democratic phases and share similar characteristics. The paper inquiries into the questions of what creates such cycles, why democracy cannot gain strength and continuity and what brings authoritarianism back in Turkiye. The paper adopts a neo-institutionalist approach taking the roles of formal and informal institutions into account with historical perspective and argues that political institutions embedded normatively and/or historically produce repetitive patterns of political behavior. Democratic institutions— such as the national parliament, national sovereignty, and elections—become more entrenched with each cycle, fueling a movement toward democracy. Conversely, the absence or weakness of checks-and-balances institutions, alongside the presence of informal institutions like military tutelage, patronage, and clientelism, enables and fosters shifts towards authoritarianism.