İnsan Bilgisayar Etkileşimi: Araştırma ve Uygulamalar


Gülseçen S. (Editör), Rızvanoğlu K. (Editör), Tosun N. (Editör), Akadal E. (Editör)

Istanbul University, İstanbul, 2020

  • Yayın Türü: Kitap / Araştırma Kitabı
  • Basım Tarihi: 2020
  • Yayınevi: Istanbul University
  • Basıldığı Şehir: İstanbul
  • Galatasaray Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Bilginin sınıflandırılması için 1965 yılında geliştirilen hipermetin (hypertext), hipermetinlere ulaş- mayı kolaylaştıran bir araç olarak 1968 yılında geliştirilmiş olan fare (mouse) ve bilgilerin daha da iyi sınıflanmasını sağlayan semantik web gibi gelişmeler aslında Vannevar Bush’un 1945 yılında yayınlan- mış olan “As we may think”, Brian Shackel’in 1959 yılında yayınlanmış “Ergonomics for a computer” ve Doug Engelbart’ın 1960 yılında yayınlanmış “Argumenting Human Intellect” isimli makalelerinin müjdelediği gelişmelerdi. 1987 yılına gelindiğinde de Lucy Suchman, “...daha kullanılabilir bilgisayar sistemleri tasarlamaktansa, insanı anlayan sistemler geliştirilmelidir.” diyecekti.

Günümüz insanının en büyük korkusu, teknolojiye bağlılığın gittikçe artması sonucunda hakimiye- tin teknolojiye geçmesi gerçeği ile yüzyüze kalmak. İnsan Bilgisayar Etkileşimi (İBE) (Human Com- puter Interaction (HCI)) alanındaki çalışmaların gittikçe önem kazanması, “teknolojiye bağlı insan” değil “insana bağlı teknoloji” gerçeğinin galip geleceğinin işaretlerini taşımakta. Bu gerçeği kurgu- lamadaki en büyük zorluk aslında insanın kendisi! İnsan duygusaldır, etki altında kalır, öğrenir, zaman içinde değişir, sosyal bir çevrenin içinde yaşar. Yapay Zeka çalışmalarının amacı “insan gibi düşünen” ve “insan gibi hareket eden (davranan)” makineler geliştirmek olunca, insanı anlamak ve bir makineyi ona benzetmenin ne kadar zor olduğu ama bunun yanısıra İBE’nin de ne kadar önemli bir alan olduğu bir kez daha doğrulanmış oluyor.

Bugün, İnsan-Bilgisayar Etkileşimi (İBE) büyük bir literatür üzerine inşa edilmiş disiplinler arası bir araştırma alanı olarak bilim dünyasında dikkat çekiyor. Tasarım, psikoloji ve felsefeden dilbilim ve antropolojiye, yazılım mühendisliğinden robotik ve yapay zekaya uzanan çeşitlilikte bir çok disiplinden bilim insanı, kullanıcıların farklı teknolojilerle etkileşim sürecinde öne çıkan ihtiyaçlarını anlamak üzere karşılıklı işbirliği çerçevesinde özgün araştırmalar sürdürüyor.

Bu bağlamda cevaplanması gereken çok soru olduğu aşikar. Mecralar her geçen gün çeşitleniyor. Masaüstü ve mobil sitelerden sesli asistanlar gibi doğal kullanıcı arayüzlerine; kiosklardan arttırılmış, sanal ve karma gerçeklik ortamlarına uzanan geniş bir yelpazede söz konusu platformlar içinde kul- lanıcı deneyimini tüm katmanlarıyla anlamak büyük önem arz ediyor. Teknoloji çeşitliği karşısında kullanıcı çeşitliliği de önemli bir diğer araştırma odağı olarak öne çıkıyor. Post-demografik dönemde kullanıcıları sosyo-ekonomik statüleriyle segmentler üzerinde tanımlamak artık yeterli değil. Araştır- macılar kullanıcı ihtiyaçlarını daha doğru tespit edebilmek için her geçen gün bireye odaklanan persona odaklı bakışı daha çok sahipleniyor. Bu anlamda çocuklar, yaşlılar, engelliler gibi kendi has özel ihti- yaçları olan topluluklar üzerine şekillenen araştırmaların sayısı her geçen gün artıyor.

Yukarıda kısaca ifade etmeye çalıştığımız bağlam üzerinden şekillenen İBE araştırmaları yurtdışın- da hareketli bir araştırma alanını tanımlarken, Türkiye’de bu alanda çalışan araştırmacı sayısı maalesef oldukça kısıtlı. Özellikle doktora seviyesinde açılan İBE odaklı dersler sayesinde alana yeni araştırmacı ve yayın kazandırma doğrultusunda özel bir çaba gösteriliyor. Elinizde tuttuğunuz bu kitap , bu çabanın değerli bir sonucu olarak hazırlandı. Doğrudan İBE alanı içine konumlanan özgün araştırmaları içeren bu yayın ilgili literatüre Türkçe katkı sağlamak suretiyle çok önemli bir işlevi yerine getiriyor. Son on yıldır Türkiye’de profesyonel dijital sektörün “kullanıcı deneyimi tasarımı”, “kullanıcı araştırmaları” gibi başlıklar altında İBE alanına yönelik somut ilgisinden bahsetmek mümkün. Elinizdeki bu kitabın sektöre bu bağlamda da ışık tutacağını düşünüyor, bu tarz özgün yayınların sayısının her geçen gün daha da artmasını umuyoruz.

Kitabın editöryal süreçlerinin gerçekleştirilmesinde bize destek sağlayan öğrenci arkadaşlarımız oldu. Zeynep Sude Gül, Batuhan Cihan, Lalah Azar ve Firas Nadheer Khudhur Khudhur’a harcadıkları emek ve destekleri için çok teşekkür ederiz.

Keyifli okumalar!