Felsefelogos, cilt.2, sa.85, ss.79-92, 2025 (Hakemli Dergi)
Göç ve göçmenler sorunu çağdaş siyaset felsefesine güçlü bir meydan okuma olarak karşımıza çıkıyor. Günümüzde yurttaşlık anlayışını yeniden düşünmeye ve onu ulus-devlet sınırlarının ötesine taşımaya odaklanan pek çok teori bu sorunu merkeze alarak şekillenmektedir. Bu makale, yurttaşlık meselesini sınır ve kozmopolitizm bağlamında ele almakta,bu amaçla bir yandan Étienne Balibar’ın sınır kavramını sorguladığı ve “yurttaşlararasılık” anlayışını ortaya attığı çalışmalarına, diğer yandan Michel Agier’nin göçmenlerin deneyimlerine dayanarak geliştirdiği “sınır-insan” kavramına odaklanmaktadır. Agier’nin göçmenlerin sınır deneyiminde tespit ettiği kozmopolit açıklık gibi Balibar’ın ulus-devletin statüye dayalı yurttaşlığı karşısında önerdiği “göçmen yurttaşlık” ya da “diasporik yurttaşlık” anlayışı da kozmopolitizmi çağdaş deneyimlerimizin içinden düşünme, onun pratikteki izlerini teoriye aktarma çabaları olarak okunabilir. Agier’de sınırın bir ilişkilenme imkânı olarak açığa çıkışı ile Balibar’da sınırların dönüştürülerek demokratikleştirilmesi fikri birbirlerini tamamlar niteliktedir. Öte yandan Agier’nin bireysel bir deneyim olarak dile getirdiği kozmopolit açıklığın Balibar’ın yurttaşlararasılık kavramıyla altını çizdiği “karşılıklılık” ve sınırların kurumsal niteliği ışığında değerlendirilmesi önemlidir. Bu doğrultuda makale, geçiş-dönüşüm imkânı olarak sınır kavramına, bir deneyim olarak kozmopolit açıklığa ve her ikisini buluşturan yurttaşlararasılık anlayışına odaklanan üç bölüm şeklinde ilerlemektedir.
Anahtar Kelimeler: Göç, Sınır, Kozmopolitizm, Yurttaşlık, Yurttaşlararasılık.