Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanmasına dair denetleme sisteminin geliştirilmesi: Avrupa Birliği ve diğer uluslararası örgütlerle karşılaştırmalı yaklaşım


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Galatasaray Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, KAMU HUKUKU ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MUSTAFA OĞUZHAN YALÇIN

Danışman: Demirhan Burak Çelik

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nde düzenlenen hak ve özgürlüklerin gerçek manada hayata geçirilmesi ancak Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarının tam ve eksiksiz bir şekilde uygulanması ile mümkündür. AİHM kararlarının uygulanması ise Avrupa Konseyi sisteminde temelde Bakanlar Komitesi tarafından siyasi/diplomatik yollarla yürütülen müzakareler çerçevesinde sağlanmaktadır. Bakanlar Komitesi'nin denetimine rağmen AİHM kararını uygulamayı reddeden taraf devletlerin bu durumdan nasıl vazgeçirilebileceği ise denetleme sisteminin donatıldığı araçlar ve bunların etkililiği ile doğrudan ilgilidir. AİHS 46(4,5). maddesinde düzenlenen ihlal prosedürü, bu kapsamda Bakanlar Komitesi'nin elindeki en önemli araç olmasına rağmen işlevselliği tartışma konusudur. Avrupa Konseyi'nin diğer organları ve AİHM'nin kendisi de kararların uygulanmasının denetlenmesi sistemine yetki alanları çerçevesinde dahil olmaktadır. Ancak söz konusu denetim sisteminin geliştirilmesi gerekliliği son dönemde yaşanan uygulama krizleri ile birlikte daha da aşikar hale gelmiştir. Bu kapsamda Avrupa Birliği sistemindeki ihlal prosedürünün kesin süreli ve aşamalı yapısı, Amerikan İnsan Hakları Konvansiyonu sisteminin söz konusu alanda yargısal denetime yönelik yaratıcı özellikleri, sisteminin iyileştirilmesi için örnek teşkil eden içgörüler sunmaktadır. Bu teorik temelde yapılan incelemeler sonucunda AİHM kararlarının uygulanmasının denetlenmesi sistemindeki sorunlara dair çözüm önerileri ise ilk olarak Bakanlar Komitesi'nin kesin süreli ve belirli aşamalı bir işleyiş sistemine geçmesi gerekliliği, ikinci aşamada, Avrupa Konseyi organlarının denetim süreci içerisinde ilgili aktörlerle diyalog kanallarını daha aktif ve hedef odaklı kullanması gerekliliği ve son olarak, AİHM'in sürece içtihadi ve prosedürel yönden katkı sunması gerekliliği olarak ifade edilebilir.