Türk Ceza Hukukunda Akıl Hastalarının Yargılanması ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazında Akıl Hastalığı


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Galatasaray Üniversitesi, Hukuk Fakültesi, Kamu Hukuku, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2019

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: BİLAL OSMANOĞLU

Danışman: EMİNE EYLEM AKSOY RETORNAZ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Adil yargılanma hakkı, birçok anayasa ve uluslararası sözleşmeler tarafından güvence altına alınmış temel insan haklarındandır. Ancak suç işlemiş akıl hastalarının yargılanması, bu hakkın kullanımında kendine özgü bazı sorunları beraberinde getirmektedir. Gerçekten bu kişilerin savunma hakkını ne ölçüde kullanabildikleri cevaplanması gereken bir soru olarak varlığını korumaktadır. Bu sebeple çalışmada, akıl hastalarının yargılanması konusuna odaklanılmıştır. Ancak ceza muhakemesinde akıl hastalarının durumunun daha iyi anlaşılmasını sağlamak ve çalışmaya bir temel oluşturmak adına ilk olarak kusur, ceza hukukunda önem arz eden akıl hastalıkları ve akıl hastalığının ceza sorumluluğu üzerindeki etkisinin belirlenmesi zarureti doğmuştur. Tezin ikinci bölümünde, Türk ceza hukukunda akıl hastalarının yargılanması, gözlem altına alınma ve tutuklama gibi çeşitli ceza muhakemesi işlemleri üzerinden derinlemesine incelenmiştir. Bu kapsamda Amerika Birleşik Devletleri'nde akıl hastalarının yargılanmasına alternatif bir model olarak ortaya çıkan akıl sağlığı mahkemeleri ele alınmış ve bu modelin Türkiye'de uygulanabilirliği sorgulanmıştır. Tezin üçüncü bölümünde ise ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazında akıl hastalığı irdelenmiştir. Bu bağlamda güvenlik tedbirlerinin genel özelliklerine yer verildikten sonra 5237 sayılı TCK'nın 57. maddesinde düzenlenen akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirlerine incelenmiştir. Ayrıca cezanın infazı aşamasında akıl hastalığına tutulan hükümlülerin durumu, 5275 sayılı İnfaz Kanunu'nun 16. maddesi bağlamında ele alınmıştır. Son olarak akıl hastası hükümlülerin topluma yeniden kazandırılması konusu üzerinde durularak gerek uluslararası belgeler gerek Türk hukukundaki düzenlemelerden hareketle önerilerde bulunulmuştur.