Karşılaştırmalı hukukta H. L. A. Hart'ın tanıma kuralının anayasal içeriği
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Galatasaray Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, KAMU HUKUKU ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2026
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: IRMAK KEPENEK HACALOĞLU
Danışman: ZEYNEP ÖZLEM ÜSKÜL ENGİN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Çağdaş hukuk felsefesi literatürünün en ünlü isimlerinden olan H. L. A. Hart'ın 'Hukuk Kavramı' (İng. The Concept of Law) eseri pek çok akademik tartışmayı tetiklemiştir. Bunlardan belki de en önemlisi, hukuk felsefesinin en temel meselelerinden olan hukuki geçerliliği açıklamak için başvurduğu tanıma kuralı kavramıdır. Hukuku ampirik olarak gözlemlenebilir kendi iç kaynaklarına referansla, kendi kendine yeten ve kendini üreten bir sistem biçiminde açıklamaya girişen Hart, hukuk kurallarının geçerlilik kriterlerini içeren tanıma kuralını teorisinin kalbine yerleştirmiştir. Tanıma kuralı, hukukun geçerlilik kriterlerini belirleyen, hukukun hangi kuralları içereceğini gösteren üstün ve nihai bir kuraldır. Kavramın özgünlüğü, tanıma kuralının bir normdan ziyade hukuk uygulayıcılarının pratiklerinden oluşan, hukuki geçerliliği değil olgusal varlığı söz konusu olan bir kural olmasıdır. Kavramın bu tasarımı Hart'ın, teamüli uygulamaların ve yazısız kuralların hukukun önemli bir parçası olduğu İngiliz hukuk sisteminin düşün dünyasında yetişmiş olmasıyla yakından ilgilidir. Bu bağlamda çalışmanın temel amacı, kavramın Kıta Avrupası hukuk düşüncesinde de yerli yerine oturtulabilmesi, hukuki içeriğinin belirlenebilmesidir. Bu amaçtan yola çıkan tez, iki ana bölümden oluşmaktadır. Tanıma kuralının hukuk sistemleri bakımından somutlaştırılabilmesi, öncelikle kavramsallaştırılmasından kaynaklanan muğlaklıkları ortadan kaldırmayı gerektirmektedir. Tezin ilk bölümünde Hart'ın teorisinin özelliklerine, özgünlüklerine ve genel tartışmalarına; ardından tanıma kuralının Hart'ın teorisindeki yeri, içeriği, sayısı, niteliği, kaynağı ve benzer kavramlarla ilişkisi ortaya koyulacaktır. Özellikle son inceleme, olgulardan ne şekilde hukuk normlarının oluşabileceğine ilişkin oldukça geçerli bir sorunu detaylandırmaya hizmet edecektir. Tanıma kuralının hukuki içeriği, anayasal düzlemde tartışılmışsa da bu tartışmalar, İngiltere ve ABD hukuk sistemleri kapsamında gerçekleşmiştir. Anılan tartışmaları Kıta Avrupası hukuk sistemlerine teşmil etmeyi amaçlayan ikinci bölümde tanıma kuralının karşılaştırmalı anayasa hukukundaki içeriği, Anglo-Amerikan hukuk sistemlerinden İngiltere ve ABD, Kıta Avrupası hukuk sistemlerinden Türkiye ve Fransa özelinde tartışılacaktır. Anglo-Amerikan hukuk sisteminde teamüli anayasaya sahip İngiltere ile yazılı ve katı anayasaya sahip ABD'nin tanıma kurallarının değerlendirilmesi, katı anayasanın tanıma kuralının mahiyetini tespit edebilmek için önemi büyüktür. Kıta Avrupası hukuk sistemlerinden Türkiye ile Fransa ise anayasal teamül gibi yazısız kaynakların hukuki rolü bakımından oldukça benzer tartışmalara sahne olmuştur. Tanıma kuralının teamüllerle ve konvansiyonlarla taşıdığı ciddi benzerlik, onun ilk olarak hukuk sisteminin anayasal teamül, anayasa konvansiyonu gibi yazısız kurallarında aranmasını akla getirmektedir. Yerleşik uygulamaların, teamüllerin ve konvansiyonların Anglo-Amerikan hukuk sistemlerindeki rolü ile Kıta Avrupası hukuk sistemleri bakımından kapladıkları yer, hukuk sistemlerinin yapısı gereği oldukça farklıdır. Bu rolün Anglo-Amerikan hukuk sistemlerine kıyasla epey kısıtlı olması, ayrıntılı yazılı kaynakların öncelikli olduğu Kıta Avrupası sistemleri bakımından anayasa metinlerinin de incelenmesini gerektirmektedir. Özellikle hukuk ile siyaset, olgusal ile normatif arasında bir geçiş hattına denk düşmesi nedeniyle kurucu iktidar ve onun tarafından yapılan anayasa ile tanıma kuralı arasındaki benzerliklerin, tanıma kuralının karşılaştırmalı anayasa hukukundaki içeriği konusunda yol gösterici olacaktır. Takiben, seçilen ülkelerin anayasal metinlerinde hukukun ne olduğunu göstermek bakımından yasama usulüne işaret eden ve yargılama usulüne dikkat çeken hükümler, ayrı ayrı gruplandırılarak incelenecektir.