Amerikan hukuku ile karşılaştırmalı olarak konkordato mühletinin alacaklılar yönünden sonuçları


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Galatasaray Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Özel Hukuk , Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2020

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ÇAĞATAY SERDAR ŞAHİN

Danışman: Nur Bolayır

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

İcra ve iflâs hukuku, özel hukuktan doğan borçların ifa edilmesini, devletin kamu gücünün kullanılması yoluyla sağlayan hem özel hukuk hem de kamu hukukuna ilişkin hususları bünyesinde barındıran bir hukuk dalıdır. Çünkü icra ve iflâs hukuku aslında toplum düzeninin korunması açısından önemli bir rol oynamakta ve kişilerin haklarını bizzat kendi güçleriyle elde etmelerinin önünde önemli bir engel oluşturmaktadır. Ancak icra ve iflâs hukukunun bu yapısı, borçlu ile alacaklı arasında borcun ifasına dair müzakerelere de engel olmamalı, borçlu ile alacaklı arasındaki iletişim kanalları açık tutulmalıdır. Çünkü cüz'i veya küllî icra yoluyla alacaklının alacağını borçludan zorla tahsil etmesi, bazen istenmeyen sonuçlar doğurabileceği gibi, verimli de olmayabilir. Bu yollarla borçlu mallarını kaybetmekteyken alacaklı da istediği gibi tatmin edilememektedir. Bunun da ötesinde ülkemizde icra ve iflâs takiplerinin ne yazık ki aşırı derecede uzun sürmesi, ülkemizin ekonomik şartları göz önüne alındığında alacaklılar açısından ayrıca olumsuz sonuçlara yol açmaktadır. İşte icra ve iflâs hukukunda klasik cebri icra usûllerinin yaratacağı sakıncaları gidermek için farklı müesseseler düzenlenmektedir. Bunlardan birisi de konkordatodur. Uzun yıllardır Türk Hukuku'nda var olmasına rağmen konkordato, 7101 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesi ile büyük bir uygulama alanı kazanmış ve sadece hukukçuların değil tüm toplumun ilgisini çekmiştir. Elbette bu Kanun'un düzenlenmesinde ve konkordatonun rağbet görmesinde en önemli etken ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik sıkıntılardır. Çünkü konkordato ile borçlular alacaklıları ile anlaşarak borçlarını hem kendileri hem de alacaklıları için elverişli şartlarda ödeme taahhüdü altına girmekte ve böylece klasik cebri icra usûllerinin ağır sonuçlarından kurtulmaktadırlar. Ancak konkordato hakkında kamuoyunda yanlış bir izlenimin oluştuğu da bir gerçektir. Zira uygulamada konkordatoya, borçlunun borçlarından kaçmasına imkân veren bir müessese gözüyle bakanların sayısı da az değildir. Bu durum da konkordato kavramının ne olduğu ve konkordatonun alacaklıların haklarına nasıl etki ettiği konusunda bilimsel çalışmalar yapılması ve bu konuda teorik bir birikimin oluşturulması gerekliliğini doğurmaktadır. Çünkü konkordato basit bir iş değildir. Konkordato teklifi üzerine borçluya bir mühlet verilecek ve bu mühlet süresince alacaklıların borçluya alacaklarını tahsil amacıyla başvurmalarının önüne geçilecektir. İşte borçluya sağlanan bu koruma da tabii ki, alacaklılarla borçlu arasında bir çekişmenin doğmasına neden olabilir. Dolayısıyla konkordato mühletinin alacaklıların haklarına nasıl etki edeceği ve alacakların hangi işlemleri yapmaktan yasaklandığı konuları hassas konulardır. İşte bu çalışmamızda konkordato mühletinin alacaklılar yönünden sonuçları detaylıca ele alınacak ve uygulamada yaşanan sorunlara çözüm önerileri getirilmeye çalışılacaktır. Ancak çalışma sadece Türk Hukuku'nu kapsamamakta, Amerikan Hukuku'ndaki düzenlemeleri de bünyesinden barındırmaktadır. Her ne kadar Amerikan Hukuku'nunda ülkemizde olduğu gibi klasik bir konkordato düzenlemesi yoksa da, Amerikan Hukuku'ndaki yeniden örgütlenme, aynı amaca hizmet etmektedir. Konkordatoya ilişkin tartışmaların arasında da yeniden örgütlenmenin sözü geçmekte ve bu prosedür kısaca Chapter 11 olarak ifade edilmektedir. Dolayısıyla Amerikan Hukuku'ndaki düzenlemelerin bilinmesi, Türk Hukuku'nda yaşanan sorunlara da çözüm önerileri getirilmesini kolaylaştırabilir. Çünkü Amerikan Hukuku'ndaki düzenlemeler de uzun yıllar sonucunda günümüzdeki şeklini almış olup, uzun bir uygulama tecrübesinin sonucudur. Bu sebeple çalışmamızda Türk Hukuku'ndaki düzenleme ve tartışmalar, Amerikan Hukuku'ndaki yeniden örgütlenme ile karşılaştırmalı olarak aktarılmış ve bu yolla belirli sonuçlara ulaşılması amaçlanmıştır.